Son Yorumlar

    En Son Yazılar
    > Furkan Çolak, ilk öykü kitabı Yıldızsız, Katran Karası ile aramızda.

    > Furkan Çolak, ilk öykü kitabı Yıldızsız, Katran Karası ile aramızda.

      Öyle dinginleşilmiş ki, bütün olan biten bir çeşit ayna meditasyonu; sürekli kendine baktığın, kendini kırdığın, kendinden çaldığın bir haz alma evresi. Bir dönem bu. Ne zaman beklesem, işte teselliyi o türden anlarda arıyorum, bir iz arıyorum belki − dönüp çoktan geride kalmış ya da aynı senin gibi henüz hiç belirmemiş insanları yokluyor ve bir...
    > Suat Kemal Angı. Dünyada Bir Yerde ile Raskol'un Baltası'nda.

    > Suat Kemal Angı. Dünyada Bir Yerde ile Raskol’un Baltası’nda.

    Çaylarımız gelmişti. Bir “Sobranie Classic” yaktım, sonra masanın diğer sakinlerine de tuttum, ikisi de reddetmedi. Çaylarımızla birlikte sigaralarımızı içerken, dünya denen bu acayip, anlaşılmaz ve zalim yerin, evrendeki, insana hayat, canlılık bahşeden tek yer olmaması gerektiğini düşündüm. Bu tuhaf düşünce aklıma nerden, nasıl geldi bilmiyorum. İnsan hayatının su kadar değerli olduğu, hiç bilmediğim yerler ve...
    > Melisa Kurtcan | Aynen Başkası | günceli düşünme deneyi

    > Melisa Kurtcan | Aynen Başkası | günceli düşünme deneyi

    Aynen Başkası kimdir? Aynen Başkası bir kimliktir. Kimileri gerçekliğini sorgulayabilir bu kimliğin ya da bu kimliğin kimsesizliğinin. Önünde sonunda herhangi bir kimlikten daha eksik olmadığı söylenebilir. Eylem alanında etki sahibi olan her sanal oluşum gibi, bir yandan kendiliğimizi saklar, öte yandan da onu ifşa eder kurgusal oyununda. Sanal gerçeğin dünyasında sanalın gerçekliğinden bahseden filozoflar bunun...
    > Mehmet Davut Özdal | Bir Memo Anlatısı - 1

    > Mehmet Davut Özdal | Bir Memo Anlatısı – 1

    Lan bu duşun suyunu da bir türlü ayarlayamıyorum. Bi çok sıcak oluyor. Bi çok soğuk. Kendi kendine değişiyor. Ortada durmuyor. Aslında kovayla yıkanmak en iyisi. Şaban hoca bana mezhepleri bir araştır dedi. Aralarında inanılmaz farklar varmış. Google’a bile yazsan çıkıyormuş mezhepler arası farklar diye. O da inanıyormuş eskiden. Ay takvimi yanlış dedi bana. Mal mı...
    > Fatma Nur Kaptanoğlu | Sevgililerimiz ve Ölü Bir Kedinin Ruhuna

    > Fatma Nur Kaptanoğlu | Sevgililerimiz ve Ölü Bir Kedinin Ruhuna

      Elvin’e.   Az önce bir kedi ölmüş. Dibimizde. Ben yürüsem yedi adım, sen yürüsen minicik ayaklarınla onu geçer. Aslında az önce değil, günler olmuş öleli ama biz az önce haber almışız. Haber alınca o an olmuş gibi gelir ya. İşte öyle. Kurtlar bizden önce haberli. Kürekle almışlar kediyi. Kürekle plastik bir torbanın içine atar...
    > Fatma Nur Kaptanoğlu'nun ilk öykü kitabı Kaplumbağaların Ölümü Raskol'un Baltası'nda.

    > Fatma Nur Kaptanoğlu’nun ilk öykü kitabı Kaplumbağaların Ölümü Raskol’un Baltası’nda.

    Karnımda bir gıdıklanma. Parmaklarımın tişörtümün altına girmek için gösterdiği çabalar sonuçsuz. Şort lastiğim gevşek. Hem de o kadar gevşek ki içine üç tane ben sığar. Üç tane daha ben düşünüyorum. Kendinin zalimi üç tane daha ben. İyi ki şortlarımı dolduracak benler yok. İyi ki parmaklarım şort lastiğimin gevşekliğiyle oynamayı bırakıyor. Oynamayı bıraktığı gibi şortumun içinde...
    Fatma Nur Kaptanoğlu

    Fatma Nur Kaptanoğlu

    Fatma Nur Kaptanoğlu, [Marmaris, 6 Haziran 1993] Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Yazarlık, editörlük, öğretmenlik yapıyor. Öyküleri Parende, Öykü Gazetesi dergilerinde yayımlandı. Kaplumbağaların Ölümü, yazarın ilk öykü kitabı.
    > Ozan Çınar'ın yeni öykü kitabı Yeterince Dinledik, Raskol'un Baltası'nda.

    > Ozan Çınar’ın yeni öykü kitabı Yeterince Dinledik, Raskol’un Baltası’nda.

    Peki ya filtreli fotoğraflarda gördüğümüz o hep mutlu yalnızlar ordusu bir gün bize karşı savaşırsa? Ben korkuyorum açıkçası. Bunca sahtekârlığın bir araya gelmesi ve mutsuzluğun yastık kılıflarının içine ötelenmesinden korkuyorum. Ölmüş madencilerin silinmemiş profil fotoğraflarından korkuyorum Sabri. Tıpkı yazdıklarını okuduğumda hissettiğim gibi, gerçeğin hep bir adım önde olmasından…   Ozan Çınar, herkes gittiğinde baş başa...
    > Seda Çakır ilk romanı Halbuki Sağır Bir Zangoç Kadar Kedersizdik'le Raskol'un Baltası'nda.

    > Seda Çakır ilk romanı Halbuki Sağır Bir Zangoç Kadar Kedersizdik’le Raskol’un Baltası’nda.

    Ben hep Fikret’e baktım. Sükûnetine. İyiliğine. O vakur duruşuna. Soğukkanlılığına. Zamanla, ömrüyle hiçbir derdi olmayışına. Her zaman sakin kalabilişine. Hep hayranlıkla. Sonrası malum. Tekrar inandım iyiliğe. Fikret’e inandım. Benim hayatım Fikret’ten ibaretti. Onu anlamaktan, izlemekten, sevmekten ibaretti. Bilmiyordum başka türlüsünü. Heves etmedim de öğrenmeye. Merak etmedim. Öyle yetti ki bana, yaşamak için başka hiçbir şeye,...
    > Seda Çakır

    > Seda Çakır

    Seda Çakır [Aydın, 1984] Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü’nde tamamladı. Senaryo yazarlığı yapıyor. Halbuki Sağır Bir Zangoç Kadar Kedersizdik, ilk romanı.  
    > Furkan Çolak | Hiçbiryer'in Doğusu

    > Furkan Çolak | Hiçbiryer’in Doğusu

    1. Çınlama sandım önce, kulağım çınlıyor. Sonra korkmaya başladım. Sanki kulağımda bir hayvan var. Kulak zarımı kemiriyor. Ölüyorum sanmıştım sonra. Yerler zangırdıyor. Duvarlar bana doğru yürüyor — sendeliyor. Bir tek kulağımı hissediyorum, ağrı yok, kramp yok, sızı yok. Midem bulanmıyor ama başım dönüyor. Bütün hayatım kulağımın içinde yeni baştan olup bitiyor. Arkasından kulağımdaki acı aşağıya,...
    > Ozan Çınar | Tanrı ile Üç Dakika

    > Ozan Çınar | Tanrı ile Üç Dakika

    Konuşmayı sevmiyorsun ama bizi, hepimizi gördüğünü ve duyduğunu umuyorum. Benim gibi sen de görmeyi ve yaratmayı tercih ediyorsun. Ben senin şu anda bir yerlerde bir şeyler yaratıp yaratmadığını bilmiyorum. Yine de hatırlatayım, bizlere birtakım işaretler gönderiyorsun diye umut ediyoruz. Mesela dün, yaklaşık beş litre bira içtikten sonra sabaha karşı parmaklarımın arasında bir kaşıntıyla uyandım. Aklıma...