Son Yorumlar

    KİTAPLAR
    > Ümit Aksoy ilk kitabı Her Şey Biraz Eksik, Otostop Hariç'le Raskol'un Baltası'nda.

    > Ümit Aksoy ilk kitabı Her Şey Biraz Eksik, Otostop Hariç’le Raskol’un Baltası’nda.

    İnsan bazen bir fren sesine âşık olabilir; –mutluluk ve aşk ile bir kez daha– insan bazen bir fren sesine âşık olabilir. Otostop, aslında, “İşbu fren sesi”nden ibaret desem yalan olmaz. Daha doğrusu bu fren sesi; zamanı, mekânı, hali ikiye bölen bir merkez gibi. Bir dağın zirvesi. İki uzun ve dik yamacı birbirine bağlayan o bitimsiz...
    > Banu Özyürek ilk kitabı Bir Günü Bitirme Sanatı'yla Raskol'un Baltası'nda.

    > Banu Özyürek ilk kitabı Bir Günü Bitirme Sanatı’yla Raskol’un Baltası’nda.

    Bir peruğun bu kadar büyütülebileceği kimin aklına gelir. Başlamıştı ve bitmiyordu şimdi. Bir keresinde merdivenlerden de böyle yuvarlanmıştım. Yine kendi dışıma çıkmıştım. Var olduğumu biliyor ama bu varlığa katiyen söz geçiremiyordum. Sahanlığa gelene kadar ne yaptıysam fayda etmemişti. Ne tuhaf, insan tüm o hareketi müthiş bir durağanlık içinde yaşıyor ve düşünmeye bile fırsat buluyor. Ben...
    > Ozan Çınar ikinci kitabı Yol Hiç Bitmeyecekmiş Gibi'de alçaklığını doğrularında saklayan insanların öykülerini anlatıyor.

    > Ozan Çınar ikinci kitabı Yol Hiç Bitmeyecekmiş Gibi’de alçaklığını doğrularında saklayan insanların öykülerini anlatıyor.

    Korkuyordun. Müşteri temsilcilerinin üzerinde yapacakları deneylerden ve şehirden uzak, otoparklı, site içi bir evde ölmekten korkuyordun. İnsanlar pencere pervazlarına koydukları son teknoloji çiviler sayesinde istenmeyen kuşlarından kurtulurlarken, sen evde hüzünlü otuzbirler besliyordun. Ormanın kralının aslında fil olduğunu bilmek gibi koyuyordu… Zorlaştırıyordu yani. Sevmeni zorlaştırıyordu, yaşamanı zorlaştırıyordu. Yol hiç bitmeyecekmiş gibi.   Ozan Çınar, ilk kitabı Mazgalların Altında’yla kaybedecek hiçbir şeyi...
    > Ozan Can Özübal'dan çağcıl bir aile hesaplaşması ve kendini bulma hikâyesi: Bataklık.

    > Ozan Can Özübal’dan çağcıl bir aile hesaplaşması ve kendini bulma hikâyesi: Bataklık.

    Dünyanın merkezi sanıyorsan kendini; her şey sana doğru düşüyormuş gibi olur. Elmalar ağaçtan, uçaklar gökyüzünden, bulutlar kilometrelerce yukardan, gemiler dalgalardan sana doğru düşermiş gibi olur. Hepsi de karnına saplanır. Dostane bir şekilde karşılamak, göğsünde yumuşatmak imkânsızdır bunu.   İlk kitabı İtlaf, “2013’ün öne çıkan 50 romanı”* arasına giren Ozan Can Özübal, ikinci kitabı Bataklık’ta yine...
    > İsmail Pelit'ten şaşırtıcı kahramanları ve olaylarıyla yeni bir öykü kitabı: Şeytanın Sevdiği Ayetler.

    > İsmail Pelit’ten şaşırtıcı kahramanları ve olaylarıyla yeni bir öykü kitabı: Şeytanın Sevdiği Ayetler.

    güzelim, günaha girmekten değil, affedilmemekten korkmak gerek asıl. affedilmeyeceğime, gazaba uğrayacağıma inanmıyorum. allah’la aram çok iyidir. onunla iyi arkadaşız biz. kalbimi eline alır sıkar bazen, bazen dilimi tutar, aklımı karıştırır. onu sevdiğim için hata yaptığım çok olur. cümlelerimi kendi düzenler, günlerce konuşmadığım olur: allah’ı dinlemekten kendime gelemem.   İsmail Pelit’in her biri şaşırtıcı bir kahraman,...
    > Orçun Ünal ilk öykü kitabıyla Raskol'un Baltası'nda: Dekadans ve Ölüm.

    > Orçun Ünal ilk öykü kitabıyla Raskol’un Baltası’nda: Dekadans ve Ölüm.

    İç organlarına kadar donmuş bu hayvanın karnının içinde küçük, yumuşak ve kaygan şeyler var. Birini tiksintiyle kavrayıp karnından dışarı çıkarıyorum: Doğmak için can atan bir yavru. Feneri alıp ölü yavruyu yakından inceliyorum. Bütün uzuvları oluşmuş. Kapalı gözleri, siyah burnu ve küçücük patileriyle hâlâ yaşıyormuş gibi duruyor. Bütün aradığım bu muydu? Elimi tekrar kurdun karnına sokup...
    > Hakan Yılmaz ilk öykü kitabıyla Raskol'un Baltası'nda: Zaten Hayat Hep Böyledir.

    > Hakan Yılmaz ilk öykü kitabıyla Raskol’un Baltası’nda: Zaten Hayat Hep Böyledir.

    “Söyleyeceklerini direkt söylemeyi küçük yaşta öğrenmen iyidir,” dedim. Korkular gibi sancılar da tekil değildir, elbet etrafını üzer. Dişlerin dökülmüş, tırnakların morarmış bir halde cehennemden çıkıyorsan arayacak birileri kalsın etrafında. Mümkünse ölümden uzak birileri. Her ölüm cehenneme bir kapı açar.   Kalabalık bir otobüste tutunacak yer aramakla, hayatta tutunacak bir dal aramak arasında bir fark var...
    > Fantastik bir kurmaca. Bir yıkım ve isyan hikâyesi: Ebru Ojen'den Aşı.

    > Fantastik bir kurmaca. Bir yıkım ve isyan hikâyesi: Ebru Ojen’den Aşı.

    Günler geçtikçe dedikodular artmış, korku kontrolsüz bir şekilde büyümüştü… Kadınların vajinaları, keskin dişleriyle köpükler saçan, kudurmuş birer ağza dönüşüyor ve sırf ürememek için erkeklerin penislerini bir çırpıda koparıp yiyordu. Bazı kadınlar ise kocalarının penislerinin kocaman bir yılana dönüşüp kendi kafalarını tek seferde koparacağını düşünüyordu. Yaşlılar ve çocuklar bile bu hastalığa yenik düşmüş, her fırsatta tıpkı...
    > Gece başlayıp ertesi sabah biten bir yatılı okul hikâyesi: Ahmet Güntan'dan Tam o sırada.

    > Gece başlayıp ertesi sabah biten bir yatılı okul hikâyesi: Ahmet Güntan’dan Tam o sırada.

    Ben neysem o olacağım, bu okuldan çıkınca da değişmeyecek bu. Ağlayan heykelin hikâyesini biliyor musun? Benim içimde ağlayan bir heykel var sanki. Ağlıyor ama sarsıla sarsıla değil. Çok üzüldüğüm zaman evdeki pis küveti doldurup kalbimin sesini dinliyorum, biliyor musun suyun içine kafasını sokunca, insan kalbinin atışını duyar, kalbimin sesini duymak bana huzur veriyor.   Ahmet...
    > Raskol baltasını yeni kitaplarla savurmaya devam ediyor.

    > Raskol baltasını yeni kitaplarla savurmaya devam ediyor.

     
    > Fantastik öğeler, bilimkurgu ve trajik insan varoluşu: Ferhat Özkan'dan Logosoloji.

    > Fantastik öğeler, bilimkurgu ve trajik insan varoluşu: Ferhat Özkan’dan Logosoloji.

    “Yüksek Sanat Üst Kurulu’nun (YSÜK) “Edebiyat, üretim ihtiyaçlarımıza karşı faydasız ve tüketime yol açmayan ilkel bir sanat türüdür” açıklamasının, kâbus dolu günlerin başlangıcı olduğunda hemfikirdik. Kalemler tedavülden kalkalı yıllar olmuş, klavyeler yerlerini tüm işlerin butonlarla halledildiği dokunmatik saydam ekranlara bırakmıştı.”   Logosoloji, hem öykü geleneğimizin içinde kalıyor, hem de yazarın coşkun hayal gücünden çıkan fantastik ve bilimkurgu...
    > Kaderi ve benliğiyle prangalanmış insanlar: Ozan Çınar'dan Mazgalların Altında.

    > Kaderi ve benliğiyle prangalanmış insanlar: Ozan Çınar’dan Mazgalların Altında.

    “Kumral bir gölge gibi geziyorum şimdi aranızda. Mazgalların altından tabanlarınıza tükürüyorum. Ruhunuz bile duymuyor. Şaşkın adamın çekiciliğinin, ukala kadının davetkârlığının, salonlar üstü sanat muhabbetlerinin, nostaljik zırvaların, kadın-erkek provokasyonlarının, sentetik anıların ve radyoaktif aşkların üzerinde yükseliyor selamım…”   Raskol’un Baltası yeni yazarların ilk kitaplarını yayımlamaya devam ediyor: Mazgalların Altında, Ozan Çınar’ın yazarlık serüvenini daha en baştan izlenmeye değer kılan bir öykü...