Son Yorumlar

    ANLATILAR
    > İsmail Pelit | Ahmet Güntan'a Ölüm

    > İsmail Pelit | Ahmet Güntan’a Ölüm

    İsmail Pelit’in henüz yayımlanmamış Ahmet Güntan’a Ölüm romanından bir bölüm:   birinci parça: ‘mektup beklemenin uzayı’ mektup, modası geçmiş bir çalgıya benziyor ismail. şimdi bu çalgının sağlam görünmeyen tellerine seni düşünerek dokunuyorum. yok. çıkan sesler beğenilecek gibi değil. az önce dinlediğim cazla kulaklarımı çalkalıyorum. ruhumu seninkine hareket ettirecek güç müzikte, kelimeler feci çirkin. birkaç düzgün...
    > Orçun Ünal | Sonsuzluk ve Bir An

    > Orçun Ünal | Sonsuzluk ve Bir An

    I. Deney Doktor iki parmağı arasındaki ufak pembe hapı evirip çevirerek karşısındaki deneğe bir kez daha gösterdikten sonra, “Zaman yalnızca bir algı sorunudur,” dedi. Bir iki adım daha attı ve pencerenin önüne gelip durdu. Burnundan aşağı kaymış gözlüğünü orta parmağıyla düzeltti. Pencere camının ardındaki uçuruma takıldı gözleri. Boşlukla arasında hiçbir şey yoktu sanki. Belki de...
    > Ozan Çınar | Yeterince Dinledik

    > Ozan Çınar | Yeterince Dinledik

    Açlık Fiziği. Çöp Kalitesi. Esnaf Vicdanı. Korku Yönetimi. Kavga. Kir. Ortak esmerlik. Vahşet ve sefaletin kardeşliği. Sürpriz poşetler. Karton yataklar. İnşaat serinliği. Uyanmanın gururu. Parke taşlarının arasında genç yoncalar. Küçük kemik parçaları. Koyu renkli kırık şişeler. Çamurlu tırnaklarıyla ayaklar. İzler. Sokağa atılanlar. Sokağa doğanlar. Sokağa sığınanlar. Yol ortasında hayaller. Oyuncak kamyonun ipi. İpin ucunda şoför...
    > Cengiz Bulut | Son Silinenler

    > Cengiz Bulut | Son Silinenler

    Barmen ikinci Budweiser’ı önüme sürüyordu. Ona ertesi gün Partizan Belgrad maçına gideceğimi söyledim. Pek umursamadı. Montgomery Martini hazırlamaya uğraşırken kafasını kaldırıp müzikten hoşnut olup olmadığımı sordu. The The’dan Slow Emotion Replay çalıyordu, bayılırdım. Cevap olarak şarkıya eşlik etmeye başladım. Gülümseyip tekrar işine döndü. Tepeye monte edilmiş küçük televizyon ekranında bir La Liga maçı dönüyordu. Barcelona...
    > Burak Fidan | Cazroman

    > Burak Fidan | Cazroman

    Cazroman kendine benzemeye çalışır. Armoniyi esas alır.  Enstrümanlarının çakımlarıyla beslenir. Bir dağılır bir toparlanır. Evde kalan ölür. Bildiğim tek Çingene atasözü   1.   İçerden Lale’nin sesi geliyordu:   “Buraaak! Kelebek vizesi çıktı, hiçbir yere gitmiyorsun”   İyi ki yanımda Eda vardı. Bırak başkasını, kendime bile inandıramazdım.  Mutfaktaydık. Çay servisi yapıyoruz. Gece Lale beni evden...

    > “Haute Couture Dekadans: Yanlış Hamlet & Sahte Gropius” Öyküsü için Mini Sözlük

    Orçun Ünal Dekadans ve Ölüm adlı kitabında yer alan “Haute Couture Dekadans: Yanlış Hamlet & Sahte Gropius” öyküsü için bir Mini Sözlük hazırladı. Tıklayıp okuyabilirsiniz.

    > Eski Bir Reklamcıdan Yeni “Ders Notları”

    1. Ekmek için Ekmeleddin   2. Şarap için Şahabeddin   3. Pilav için Pilaveddin   4. Et için Bedreddin   5. Kıyma için Kıyameddin   6. Seçim için Şemseddin   7. Hıyar için Hayreddin   8. Para için (Bulunamadı)   9. Barış için Berbatettin   10. Din için Dinlettin   11. Zulüm için Zulmettin  ...

    > Ferit Edgü Raskol’un Baltası için yazdı: “Orhan Duru’nun İmza Günü”

    Orhan’ın, öldüğünden beri, uzun boyu bir karış daha uzamış. Takazalı bir dille, Kitabım çıktı, diyor bana. İlk ve son romanım. Bu romanımı okurlarıma imzalamak istiyorum. Niçin olmasın, diyorum. Bir-iki kitabeviyle görüşüp bir imza günü ayarlarım. Ben kitabevi değil, büyük bir otelin, Hilton’un ya da Pera Palas’ın lobisinde imzalamak istiyorum, diyor. Olur, diyorum. Onu da ayarlarım....

    > Ali Özgür Özkarcı Raskol’un Baltası için yazdı: “Metin Yazar’ın Sinoptik Hikâyeleri”

    Metin Yazar’ı bilen bilir, Yazar’ın hikâyesi bir bakıma devrimci bir şairin trajedisine yazıldığı günlerde geçmiştir. Geçtiği yıllar malumunuz. Yazar’la ilgili boy tarifi veremiyoruz, kilo derseniz hak getire… Kumral mıydı, sarışın mıydı, esmer miydi sayın Yazar? Bunu da bilmiyoruz. Resmiyet kazanmış yalanlarda geçen Sienpiler gibi mavi pigmentli gözleri var mıydı yazarımızın? “Bundan bize ne” deyip işin...

    > Erdem Tezbaşaran Raskol’un Baltası için yazdı: “Rapor”

    1987 Yılının Güzünde Gizlice Ajan Olarak Sokulduğum Zihnimden Hâl ve Vaziyetler başlıklı raporum masanızın ikinci çekmecesindedir, arz ederim. Başlamadan önce, yer yer belirginleşen, coşan, hatta tavan yapan öznel üslubumu görmezden gelmenizi şahsınızdan rica edeceğim, nitekim bu insanların yanında bu kadar süre (22 yıl, 4 Ekim’de 23 olacak) kalıp da kimi zaman heyecanlanmamak, istemsiz bir coşkunluğa...

    > Ozan Çınar Raskol’un Baltası için yazdı: “Şeytanla Üç Dakika”

    – Bu yoğun temponuzun içinde değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederek başlamak istiyorum söze. – Ben de bu sizli bizli konuşmayı şimdiden kaldıralım diyorum. Zaten daha önce birçok kez karşılaştık. – Şimdi, neticede bir görevi yerine getiriyorsun. İnsanları göz önünde bulundurduğunda zorlandığın söylenebilir mi? – Her işin zor bir yanı var ama insanlarla biraz daha...

    > Cengiz Bulut Raskol’un Baltası için yazdı: “Kapı Aralığı”

    Acı kaybın* iki gün sonrası. Taşra şehrine jazz grubu geliyor. Kaybın etkileri zaman tünelinden sarmal şeklinde akarken konser haberini alıyorum. Zaman tüneli enteresan bir yer. Aşağıya doğru akış engellenemese de yanlara doğru kaçaklar oluyor. Yarıklardan sızan vicdan rahatlatma çabaları akışın dengesini bozuyor. Sarmal demem o yüzden. Nuri telefonun diğer ucundan konserin bir saate başlayacağını söylüyor,...