Son Yorumlar

    En Son Yazılar
    > İsmail Pelit'ten şaşırtıcı kahramanları ve olaylarıyla yeni bir öykü kitabı: Şeytanın Sevdiği Ayetler.

    > İsmail Pelit’ten şaşırtıcı kahramanları ve olaylarıyla yeni bir öykü kitabı: Şeytanın Sevdiği Ayetler.

    güzelim, günaha girmekten değil, affedilmemekten korkmak gerek asıl. affedilmeyeceğime, gazaba uğrayacağıma inanmıyorum. allah’la aram çok iyidir. onunla iyi arkadaşız biz. kalbimi eline alır sıkar bazen, bazen dilimi tutar, aklımı karıştırır. onu sevdiğim için hata yaptığım çok olur. cümlelerimi kendi düzenler, günlerce konuşmadığım olur: allah’ı dinlemekten kendime gelemem.   İsmail Pelit’in her biri şaşırtıcı bir kahraman,...
    > Orçun Ünal ilk öykü kitabıyla Raskol'un Baltası'nda: Dekadans ve Ölüm.

    > Orçun Ünal ilk öykü kitabıyla Raskol’un Baltası’nda: Dekadans ve Ölüm.

    İç organlarına kadar donmuş bu hayvanın karnının içinde küçük, yumuşak ve kaygan şeyler var. Birini tiksintiyle kavrayıp karnından dışarı çıkarıyorum: Doğmak için can atan bir yavru. Feneri alıp ölü yavruyu yakından inceliyorum. Bütün uzuvları oluşmuş. Kapalı gözleri, siyah burnu ve küçücük patileriyle hâlâ yaşıyormuş gibi duruyor. Bütün aradığım bu muydu? Elimi tekrar kurdun karnına sokup...
    > Orçun Ünal

    > Orçun Ünal

    Orçun Ünal 1983 yılında doğdu. Okumadı. Kendi isteğiyle dekadan oldu. 2006 yılında öldü, 2013 yılında dirildi. İlk öykü kitabı Dekadans ve Ölüm’deki bütün öyküleri in morte yazdı. Maalesef hâlen (tekrar öleceği güne kadar) yaşamaktadır.
    > Hakan Yılmaz ilk öykü kitabıyla Raskol'un Baltası'nda: Zaten Hayat Hep Böyledir.

    > Hakan Yılmaz ilk öykü kitabıyla Raskol’un Baltası’nda: Zaten Hayat Hep Böyledir.

    “Söyleyeceklerini direkt söylemeyi küçük yaşta öğrenmen iyidir,” dedim. Korkular gibi sancılar da tekil değildir, elbet etrafını üzer. Dişlerin dökülmüş, tırnakların morarmış bir halde cehennemden çıkıyorsan arayacak birileri kalsın etrafında. Mümkünse ölümden uzak birileri. Her ölüm cehenneme bir kapı açar.   Kalabalık bir otobüste tutunacak yer aramakla, hayatta tutunacak bir dal aramak arasında bir fark var...
    > Hakan Yılmaz

    > Hakan Yılmaz

                                Hakan Yılmaz [Rize, 1993] İstanbul’da yaşıyor. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde öğrenci. Duvar dergisinde yazıyor. Zaten Hayat Hep Böyledir, ilk kitabı.

    > Eski Bir Reklamcıdan Yeni “Ders Notları”

    1. Ekmek için Ekmeleddin   2. Şarap için Şahabeddin   3. Pilav için Pilaveddin   4. Et için Bedreddin   5. Kıyma için Kıyameddin   6. Seçim için Şemseddin   7. Hıyar için Hayreddin   8. Para için (Bulunamadı)   9. Barış için Berbatettin   10. Din için Dinlettin   11. Zulüm için Zulmettin  ...
    > Fantastik bir kurmaca. Bir yıkım ve isyan hikâyesi: Ebru Ojen'den Aşı.

    > Fantastik bir kurmaca. Bir yıkım ve isyan hikâyesi: Ebru Ojen’den Aşı.

    Günler geçtikçe dedikodular artmış, korku kontrolsüz bir şekilde büyümüştü… Kadınların vajinaları, keskin dişleriyle köpükler saçan, kudurmuş birer ağza dönüşüyor ve sırf ürememek için erkeklerin penislerini bir çırpıda koparıp yiyordu. Bazı kadınlar ise kocalarının penislerinin kocaman bir yılana dönüşüp kendi kafalarını tek seferde koparacağını düşünüyordu. Yaşlılar ve çocuklar bile bu hastalığa yenik düşmüş, her fırsatta tıpkı...
    > Ebru Ojen

    > Ebru Ojen

      Ebru Ojen [Malatya, 1981] Aşı, yazarın ilk romanı.

    > Ferit Edgü Raskol’un Baltası için yazdı: “Orhan Duru’nun İmza Günü”

    Orhan’ın, öldüğünden beri, uzun boyu bir karış daha uzamış. Takazalı bir dille, Kitabım çıktı, diyor bana. İlk ve son romanım. Bu romanımı okurlarıma imzalamak istiyorum. Niçin olmasın, diyorum. Bir-iki kitabeviyle görüşüp bir imza günü ayarlarım. Ben kitabevi değil, büyük bir otelin, Hilton’un ya da Pera Palas’ın lobisinde imzalamak istiyorum, diyor. Olur, diyorum. Onu da ayarlarım....
    > Gece başlayıp ertesi sabah biten bir yatılı okul hikâyesi: Ahmet Güntan'dan Tam o sırada.

    > Gece başlayıp ertesi sabah biten bir yatılı okul hikâyesi: Ahmet Güntan’dan Tam o sırada.

    Ben neysem o olacağım, bu okuldan çıkınca da değişmeyecek bu. Ağlayan heykelin hikâyesini biliyor musun? Benim içimde ağlayan bir heykel var sanki. Ağlıyor ama sarsıla sarsıla değil. Çok üzüldüğüm zaman evdeki pis küveti doldurup kalbimin sesini dinliyorum, biliyor musun suyun içine kafasını sokunca, insan kalbinin atışını duyar, kalbimin sesini duymak bana huzur veriyor.   Ahmet...
    > Raskol baltasını yeni kitaplarla savurmaya devam ediyor.

    > Raskol baltasını yeni kitaplarla savurmaya devam ediyor.

     

    > Ali Özgür Özkarcı Raskol’un Baltası için yazdı: “Metin Yazar’ın Sinoptik Hikâyeleri”

    Metin Yazar’ı bilen bilir, Yazar’ın hikâyesi bir bakıma devrimci bir şairin trajedisine yazıldığı günlerde geçmiştir. Geçtiği yıllar malumunuz. Yazar’la ilgili boy tarifi veremiyoruz, kilo derseniz hak getire… Kumral mıydı, sarışın mıydı, esmer miydi sayın Yazar? Bunu da bilmiyoruz. Resmiyet kazanmış yalanlarda geçen Sienpiler gibi mavi pigmentli gözleri var mıydı yazarımızın? “Bundan bize ne” deyip işin...